17 Nisan 2012 Salı

Terasta Neler Oluyor

agaclar.net e yüklediğim teras kareleri için Tıklayabilirsiniz :) 


11 Haziran 2009 Perşembe

Tekrardan Merhaba

Uzun bir aradan sonra geldim yine.. Kac gundur aklimda blogum. Ozlemisim :D

Tez yazmaya balsadim. Belki bu aralar kucuk bi gunluk yazabilirim buraya...

Oylesine iste... Guzel tekrar donmek...

Sevgiler tum arkadaslarima...

21 Mayıs 2008 Çarşamba

Cherrylerim


Fideden başlayalım. Karton çimlendirme/fide kaplarım yoğurt kabının içinde. Birsürüydü bunlar ama resmini çekip sakladıklarım bu kadar.








Bunlar bodur cherryler. Hayalimdeki gibi olurlarsa çok güzel bir görüntü olacak..





Büyük saksıdan bir görüntü. Bu cherryler uzayacaklar ama ne kadar bilmiyorum..








Bu arkadaşlara da saksı dar geliyor ayırmam lazım ama ne zaman bilmiyorum.







Çiçek salkımı geliyooooorrrrr....







Cherrylerden ilk çiçekler :)







Cherrylerin meyve vermesi benim için oldukça önemli. Çünkü onları tohumdan itibaren yetiştiriyorum. Amerikalı tohum bunlar. İnternetten almıştım. Bayaa bir ziyan edip dağıttıktan sonra fide olduklarında çook mutlu olmuştum. Şimdi çiçekleri var :D İnsan ayrı bir mutlu oluyor.. Topalamda 21 tane cherry fidem var. 5 ayrı tür. Hepsinin adı saksısında yazılı.

Yakınlarda hediye almak niyetinde olan biri varsa duyrulur. Toplamda 10 adet 15-20 lt saksıya ihtiyacım var :D Yüzsüzlüğün bu kadarı dimi:D

Çileklerim :)






İşte saksı çileği:D Yediveren:D











Yediverenin yapraklarına bakın kocaman... Çileği hep minicik yapraklı zannederdim:D








Bu arkadaşlar 10 adet Aromas yediveren. Daha yaprakları bile yokkk...
Daha 20 kök de çileğim var ama onların resmini koymucam zira 9 tanesi ölmek üzere...

26 Nisan 2008 Cumartesi

Gazete Kağıdından Fide Kabı Yapımı

Merhaba,


http://www.agaclar.net/ den çilek fidelerim gelince bu kadar fideyi nereye koyacağımı bilemedim. Özlem'in ve Derya'nın fideleri de bende. 40 tane. Düşündüm ve en ucuz yollardan bir olan gazete kağıdından fide kabı yapmanın uygun olacağına karar verdim. Bazı yabancı bahçecilik sitelerinde tarifi var aslında. Ben de kendi tecrübemi resimledim. Bu da Türkçe kaynak sayılabilir.


İşte fide kaplarının boş hali böyle.





















Suladığımız zaman altından su akmasın diye bir kaba oturtmak gerek. Kaba oturtmanın bir diğer avantajı da birbirlerine yaslanmalarını sağlayarak devrilmelerini ve nem kaybetmelerini engellemiş oluyoruz. Tek sakıncası kökler dur durak bilmediklerinden yan kabı istila edebiliyorlar. Daha önce sıkıştırılmış karton fide kaplarındaki kiraz domateslerimin kökleri can ciğer kuzu sarması olmuşlardı da bi hayli zor ayırmıştım birbirinden. Tabii bunu da engellemenin bir yolu var. Kökler iyice kaptan çıkmaya başlayınca aralarından hava geçecek kadar boşluk bırakılırsa kökler yan kaba saldırmıyor. Ama en iyisi kökler o kadar gelişmişse artık gerçek yerine alın derim ben.

























Malzemelerimize gelince. Bir adet küçük pet şişe, gazete ve azıcık bant.

Gazete kullanmanın zevkli yanı dış cephete gelecek yazıyı yada resmi seçebiliyorsunuz.

Makas kullanmama bile gerek kalmadı. Tırnaklarımla gazeteyi işaretleyip yırttım. Fena da olmadı. Sayfaları tek tek yırtınca yamuk olabiliyor ama birkaçtanesini üst üste koyunca kolay yırtabiliyorsunuz.






















1 gazete kağıdını önce ikiye ayırıyorum. Sonra her bir parçayı da tekrar ikiye bölüyorum. Şimdi her bir parçayı pet şişenin etrafına sarabiliriz. Bantı azıcık dedim ya. İşte o azıcık parçaları gazetenin kenarını sabitlemeye kullanıyorum.


Yandan sabitlediğimiz gazeteyi pet şişenin altına doğru taşacak şekilde itebilirsiniz veya baştan taşacak şekilde sarabilirsiniz.




















Taşırdığımız gazeteyi pet şişenin altından kıvırıyoruz. Bir ufacık bantı da alt tarafı sabitlemekte kullanadım.


























Son olarak yavaş yavaş pet şişeyi gazetenin içinden çıkarıyorsunuz.

Çok sıkı sarmazsanız çe döndürerek çıkartırsanız kolay olur. Ben öyle yaptım.























Bu da 47 tane fide kabının toplu görüntüsü.

Aradaki kahverengi yığın çıplak köklü çilek fidelerim.

Bir de buruşturulup atılmış gazete var. 48 tane kap lazım olunca onuda fide kabı yaptım. Halbuki beğenmemiştim onu ama nasibi varmış. Atılmadı...
























İşteee neticeye geldik. Çıplak köklü çilek fidelerinin fide kaplarına kurulmuş halleri. Bol bol suladım ki kökler toprağa iyice yapışsın. Kaplara döktüğüm suyu o kadar hızlı çektiler ki şaşırdım.

Sonuçta 40 tane çıplak köklü fidenin fide kaplarına dikilmesi ile böyle bir görüntü oldu.

Kap sayısı 48 di ya, 8 tanesinde şebboy fideleri var.



Herkese güzel günler...


Özlemmmmm gördünmü fidelerini kuzu :D

16 Nisan 2008 Çarşamba

TERAS BAHÇEDEN HABERLER :D

Merhaba,
Terastan haberler var :D
Bir kere çilek fidelerim çiçeklendi:

sonraaa, mini bir domates bahçem oldu:


Başka neler var???

Cherry domates bahçeçiğim de olacak. Bu minikler de cherry fidelerim. Tohumdan çimlenip fide oldular.. Sabır sabır :D


Daha bu fidelerden çook var ama resimlemedim. Chhery terası olacak:)

Bu arkadaşların haricinde ahududumun geçen yılki fideleri öldü ama dipden sürgün verdi:


Son olarak bir biber fidem var.
Gladiolus-Glayol-Kuzgun kılıcı, Nergis ve lale'den oluşan bir aranjman denemem var bakalın nasıl olacak???

26 Mart 2008 Çarşamba

Yeni Baştan Pembe :)

Merhaba,

Dün PDA Moderatörü Emine hanımdan pembe ve yerli domates tohumlarım geldi. Hemen 6 fide kabına ve 2 pet bardağa tohumu ekip üstünü kapattım. Bakalım bu sene neler olacak???

Hadi hayırlısı...

9 Ocak 2008 Çarşamba

PEMBEM SİZLERE ÖMÜR...

MERHABA,

Pembemi anlatmak için bu blogu oluşturmuştum. Domates alamadan geçmiş bir yazdan sonra bir gece donda kalmasına rağmen apartmana aldığım ve donan yaprakları kuruyan ama diplerinden tazecik yeni yapraklar veren benim güçlü pembem kapıcımız tarafından katledildi. Neymiş efendim, kuru yaprakları dökülüyomuş da apartman kirleniyomuş. Yok ya... Adam sen temizleyeceksin, kirlenmemesini sağlamak senin işin değil ki... Neyse işte yılın ilk günlerinde o kadar inşaat tozuna, ağır yaza, benim 1 ay yokluğumda abime (gerçi hakkını yemeyeyim bu sene güzel bakmış bitkilere) dayanan pembem onu seneye saklayana bana veda etti.. Nasip böyleymiş... İnşallah birdahaki pembe edinişimde burada yazmaya devam ederim...

SEVGİLER...

13 Eylül 2007 Perşembe

PEMBEM_4

Merhaba,

Pembem için kurduğum blogu dayanamadım bütün bitkilere yaydım... Ama pembemden ses seda yok ben ne yapayım... Gerçi diğer bitkilerime de olmadık eziyetler yapıyorum yetiştirme bahanesiyle ama ne yapayım... İşte pembemin son hali:

Çiçek falan açmadı. Meyve de yok. Domates olduğunun tek kanıtı yapraklarına dokununca aldığım domates kokusu... Napalım nasip değilmiş...


Bunlar çiçek salkımı mı bilmiyorum. Ama öyleyse bile sanıyorum meyve olmaya fırsatları olmayacak...

Seneye artık..

Sevgilerrr :)

Berry'lendim:)



Merhaba,




Dün Bauhouse'dan LOGANBERRY aldım. İnternetten baktığım kadarıyla ahududu-böğürtlen meleziymiş. Sabah hemen yeni ve daha geniş bir saksıya geçirdim. Kışı içerde bu saksıyla geçirtebilirsem bahara daha büyük bişeyler ayarlarım artık...


Meyvesini yemek de nasip oldu mu keyfim keyif olur işte.


Annem halen, artan bitki sayıma, kötü tepki vermedi. Bakalım annemin sınırları neredeymiş:) ee son haddini bilmekte fayda var...


Sevgiler:)


1 Ağustos 2007 Çarşamba

Pembemmmm_3



Merhaba,





Pembemin son hali budur işte... Yine "boğazladım" !!! Bu kelime kendimi çok cani hissettiriyor. Neyse işte.. Beverebilirsem yaz bitmeden pembe de görebilirim belki...

Galiba (burada belli olmuyor ama) bütün bitkilerim bitlendi. agaclar.net'deki "Ev yapımı ilaçlar" kısmından altığım bir tarifi uyguladım. Göreceğiz....

23 Temmuz 2007 Pazartesi

Balkon Bahçemden Manzaralar_1

İşte bunlar da diğer sebze ve sebze adaylarım:


İşte tek başarılı olduğum deneyimim: kiraz domatesim!!! 6 tanesini yedik 2 tanesi sizlere ömür. Ama kendi yetiştirdiğim domateslerin lezzeti de bir başka hani...






"Noluyo burda"demeyin sakın, annemin saksılara döktüğü içinde mantar yıkanmış su nedeniyle nanemin içinden mantar çıktı !! Ortadaki resimde dikkat edilirse görülüyorlar ama yinede davetsiz mantarlar endamlarını göstersin diye sağa da resimledim... Nasibimiz varmış da Allah bilir daha nerelere döktü annişim bu sudan...


Bu iki arkadaş fesleğenlerim olurlar, 15 gün arayla çekilmiş fotoları arasındaki farksızlıktan da anlaşılacağı üzere başarılı bir deneyim gibi görünmüyor...





Bu saksının sağında kekik solunda roka olması gerek ama sadece zayıf otlardan oluşan kel bir saksı:( Soldaki 15 gün öncesi, sağdaki 23 Temmuz 2007...

Soldaki resim kekiklerin ilk ekildiği gün, toprak boş görünüyor. Sağda da 10 gün olmasına karşın pek de çimlenme yok...


Bu arkadaşlar da kornişon olacaklar inşallah.
Dün de Fransız Turbu ektim saksılara.

Görüldüğü üzere çok da başarılı değilim. Başardıklarım da yanlış olmuş :(

Azmettim seneye daha çok çalışıcam.

Pembemden Haberler_1

Merhaba,

Pembem ile geçen 10 günden haberler vermek istiyorum. İlk koltuk alma işlemini gerçekleştirdik:


İkinci resimdeki yaprak çok da koltuk değil ama napalım işte, ilk boğazlamayı da yapacağım için toprak altında kalıp da çürümesin diye kestim onu da.






Boğazlama yaparken toprak da ekledim, biraz az olmuş Cemal bey öyle demişti.








Pembemin şu anki durumu da :


İşte böyleeeee.....
Pembelendim bende, Allah sonumuzu hayrede...
Herkese kolay gelsin:)

14 Temmuz 2007 Cumartesi

PDA-Pembe Domates Ağı-İlk Pembe Serüvenim



10 Temmuz 2007: http://www.agaclar.net/ de PDA diye birşey olduğunu öğrendim. İnternette araştırdım, heyecanlandım, gruba katılmak üzere başvuruda bulundum.




11Temmuz 2007: Başvurum kabul edildi. Gruba bir göz attım. Halen Pembe Domates fidesi alış verişi devam ediyormuş. Bende istiyorum dedim ve Ankara grubundan C.Ören'e mail attım. Kendisinde 5 adet fide varmış ve birini bana verebileceğini söyledi. Hatta bir de süs biberi fidesi verebilirmiş.




12 Temmuz 2007: Pembem oldu :) Çok mutlu oldum. Bir de süs biberi fidem. İki defa mutluyum... İşte Pembem ve Biberim:





13 Temmuz 2007: Pembem için bugün Ankara-Koçtaş'dan TORF aldım. Pembemi sayın C.Ören'in tarif ettiği gibi geniş ve derin bir saksıya aldım. Buna "şaşırtma" deniyormuş. Pembem şaşırdı:) İşte şaşkın Pembem:


14 Temmuz 2007: Blog oluşturabilecek zaman buldum. Daha da önemlisi 1 haftadır ağır işçi gibi çalışan bilgisayarı çok sevgili kardeşlerimin oyun oynamak adı altındaki zulümlerinden kurtarıp hormonsuz günlere merhaba dedim:)
Darısı başınıza...